Uyku Bozuklukları

Uyku Bozuklukları

Herhangi bir hastalığa işaret etmeksizin sıkça karşılaşılabilen bir durum olan uyku bozukluğu belkide stresle en çok ilişkilendirilen bulgudur. Yediden yetmişe tüm yaş gruplarını etkileyebilir ve uzun sürerse yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.

Başta uykusuzluk olmak üzere uyku bozuklukluklarının her türlüsü kişinin gündelik yaşamı ve ruh sağlığını etkilemesi dışında fiziksel bazı bulgulara da dolaylı olarak yol açabilir. vücudumuzun savunma mekanizması olarak da kabul edilen bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek bir çok hastalığa davetiye çıkarır. 

 

Uzun süren ve tedavisiz kalan uyku sorunu yaşayan kişilerde ise başta kalp damar hastalıkları olmak üzere karaciğer hastalıkları, diabet ve kanser gibi ilerleyici bazı hastalıklarla da ilişkili olduğu kabul edilmektedir.

 

Uykusuzlukla ilgili önemli bir diğer konu da beynimizin yüksek bilişsel fonksiyonlar olarak da adlandırılan hesaplama hafıza bellek gibi ileri düzey fonksiyonlarını yerine getirmek üzere tam kapasiteyle çalışamaması sonucuna neden olmasıdır. Bu durum öğrenme yetilerimizi olumsuz etkileyerek gerek akademik performansı gerekse iş yaşamında başarıya ulaşmayı büyük ölçüde zorlaştırır.

İleri yaşlarda uykusuzluk her ne kadar normal gibi görünse de sö ettiğimiz bilişsel fonksiyonların etkilenmesi ile günlük yaşamda zorlanmalar oluşacağından mutlaka her yaş grubunda uzman bir hekim tarafından ele alınmalıdır. İlaç tedavilerinin kullanılmasının sakıncalı olduğu ve biz hekimleri daha çok alternatif tedavilere yönlendiren bir diğer durum da hamilelikte uykusuzluktur.

Uykusuzlukla ilgili değerlendirmelerde ilk etapta durumun gerçek bir insomnia vakası olup olmadığı çözümlenmeli ve eşlik eden bir başka ruhsal sorun olup olmadığı incelenmelidir. Bu noktadan sonra uygun tedavi planı seçilerek  farmakolojik, bitkisel tedaviler (fitoterpi) veya enerjetik tedavi yaklaşımları (homeopati) sıklıkla kullanılabilir